DUYARSIZLIK


Tuğba DEMİR
(Hakim, CrossBorder Jurists Derneği Yönetim Kurulu Üyesi).

21. yüzyılda Avrupa’nın göbeğinde bir savaş yaşanıyor. Sanki daha Suriye’de yaşananlar bu devre yetmemiş gibi.

Daha Suriye’nin acıları sarılmamışken bir savaş daha kirletiyor umutları. Kimi can veriyor ateş altında, kimi ülkesinden kaçmaya çalışıyor. Kimi çoktan kaybetti yuvasını. Şanslı olanlar başka ülkelere sığınıp sıfırdan başlayacak hayata. Sanki sıfırdan başlamak kolaymış gibi. Buna bile seviniyoruz.

 Ama ilginç olan şey insanlardaki derin duyarsızlık hali. Birileri savaş uçakları altında can verirken, çoğumuz benzin fiyatlarından endişeli. Tabi bir de yağ fiyatları var. Çok arttı fiyatlar çok! Bireysel olarak duyarsızlık var da kurumlar duyarsızlıktan eksik kalır mı?  Avrupa Birliğinin içinin o kadar da dolu olmadığı, Rusya’yı durdurmak için gereği kadar çabalamadığını üzülerek izliyoruz. Yanı başında olan savaşa bile tepkisi doğal gaz endişesi ile yetersiz. Gerçi Suriye, Türkiye ve Çin’de Uygur Türklerine yapılanlarda kınamaktan öteye gidememişlerdi. En azından savaşın yanı başlarında olması, belki Rusya’nın Polonya’yı da aşarak Almanya’ya kadar gelmesi ihtimali tepkiyi az da olsa artırıyor.

Peki insanın bunca duyarsızlığı nasıl açıklanabilir? Avustralyalı filozof Peter Singer bir soru soruyor; “Yanınızdaki bir gölde bir çocuk boğulsa nasıl tepki verirsiniz?” Cevap tahmin edileceği üzere çoğu kimsede aynı. Tabi ki hemen çocuğu kurtarırım. İkinci soru geliyor; “ama ayakkabılarınız yeni.” Onlar da kirlenecek. Çoğu kişi aynı şekilde ayakkabının önemli olmadığını, çocuğu yine de kurtaracağını söylüyor. Peki konumuza dönecek olursak şu anda Ukrayna’daki çocuklar kurtarılmayı hakketmiyor mu? Peki ya Türkiye’deki cezaevi bebekleri? Çin’in işkencesi altında inim inleyen çocuklar?

Sahi her zaman mı bu kadar duyarsızdık çevremizde olup bitene, yoksa internetle TikTok videolarıyla uyuşturuluyor muyuz? Bunca yaşananlardan sonra benim kanaatim, iletişimin kolaylaşması ile küçük bir köye dönüşen bu dünyada çevremizde olan bitenlere duyarlılık kazanmak da zalim karşısında mücadele etmek de zulme sessiz kalmamak da öğrenilen bir şey.  Belki de Türkiye’de hâkim kürsüsündeki konforumuzun bozulması kendi öz benliğimiz, yaşanılanlardan dersler alarak karakterlerimizi şekillendirmemiz için önümüze çıkan bir fırsattır. Umarım bunca yaşanan acı ve sıkıntılar zulüm altındaki toplulukları anlamak adına hepimize yol gösterici olur.

The post DUYARSIZLIK first appeared on Hukuk Penceresi.



Source link

Leave a Reply

Your email address will not be published.